Sunday, 8 September 2013

Bir zamanlar hayvanlar bu " yeni dunya " nin sorunlarina bir care olabilmek icin birseyler yapmaya karar vermisler
Ve de bir okul acmislar
Kosma, tirmanma, yuzme ve ucma agirlikli bir mufredat olusturmuslar.
Mufredati uygulamayi kolaylastirmak amaci ile butun hayvanlar ayni dersleri almislar.
Ordek Yuzmede ogretmeninden bile iyi imis, ama ne var ki ucmadan gecer not alirken kosmadan ise kalmis.
Cok yavas kosabildiginden okuldan sonra bol pratik yapabilmek icin yuzmeden zaman calmaya baslamis.
Bu perdeli ayaklari zarar gorene kadar devam etmis,
Yuzmede siradan bir ogrenci oluvermis. okulda siradan bir ogrenci olabilmek kabul goruyormus.
Bu yuzden de bu olay ordek haric hic kimsenin umurunda olmamis.Ama bizim ordek de icin icin kendini yemis.
Okulda kosmada en basarili tavsanmis, ama tavsan iyi yuzmek icin extra calisma yapmaktan yorgun dusmus.
Sincap ise tirmanma birincisi imis.Ucma dersinde ogretmen agacin ustunden altina degil de altindan ustune kosturmasini
isteyince cok buyuk hayal kirikligi yasamis.Bu yuzden tirmanma notu C ye kosma notu D ye inmis.
Kartal sinifin problemli ogrencisi imis.kartali disiplin altina almak zaman almis.Tirmanma dersinde agacin basina tirmanirken
diger tum hayvanlari altetmis, ama bunu yaparken de kendi yontemlerini kullanmakta israrli davranmis.
Yil sonunda oldukca iyi yuzebilen ve ayni zamanda kosabilen tirmanabilen ve ucabilen biraz abnormal su yilani en yuksek
ortalamayi tutturmus ve sinif birincisi olarak konusma yapmis.
Cayir kopekleri okul disinda kaldiklarindan okul harci ile bogusmak zorunda kalmislar, cunku idare mufredata kazmayi ve
oyuk acmayi eklemiyormus. yavrularini bir porsugun yanina cirak olarak vermisler.
Daha sonra da dag sicani ve sincaplara katilip ozel bir okul acma girisiminde bulunmuslar.
Bu masaldan cikarilabilecek ders bulunabilir mi?

Friday, 19 March 2010

The Hunger

Açlık kelimesinin nereden geldiğine bir bakış atarsak sanırım konuyu kavramanıza biraz daha yardımcı olabilirim. Açlık kelimesi açık olmak, açıkta kalmaktan geliyor ve aslında bir şeyin eksikliğini ifade etmek için kullanılabilinecek bir kelime. Günümüzde ise açlık dendiğinde insanın aklına yoğurtlu makarna ve ya Afrika'daki ben kendimi bildim bileli bir deri bir kemik olan çocuklar gelir.

Evet sanırım gayet sıradan bir konu şu açlık. Bu satırları okuyabilmiş ya da henüz okumamış bütün insanların bildiği, tanıdığı, kişisine göre belli sıklıklarda hissettiği bir duygu. Tabii bu söylediklerim yemeğe olan açlığı kastediyorsanız doğru sayılır. Lakin konu bambaşka yerlere gömülü aslında.

Anlatmaya çalışacağım şey, en az gerçek türden açlık kadar iyi bildiğiniz bir açlık. Hatta büyük ihtimalle ilk olarak o açlığın tam olarak farkına varabildiniz aklınız başınıza geldiğinde : İnsan Oğlu'nun Açlığı.

Bu öyle bir açlık ki aslında kendi içinde çelişen, rakip tanımayan, nadir anlamlardan birini içeriyor. Bilindiği üzere bu tür kelimeler eğer bir eksiklik belirtiyorsa bunu giderebilen bir karşı eylem mutlaka mevcuttur. Birkaç istisna dışında durum gayet de iyi gitmektedir aslında CW* içinde. Bu kelimenin kendi içinde çelişmesinin nedeni ise insan oğluna hitap eden sayısız özellik ifadelerinden biridir ve demirbaşlığını da sağlamca elinde tutmaktadır.

Söz konusu olan normal yemek açlığı olduğunda çoğu zaman giderilmesi ortalama 5 ile 120 dakika arası bir zaman alır. Fakat insanoğlunu, onun içindeki açlığı yok edecek kadar doyurabilmiş herhangi bir şey bulunamamıştır henüz ve her şeyin üzerine bahse girerim bulunamayacaktır da.

Aynanızın karşısına geçip kendinize şöyle bir bakın. Aynanız yoksa bile herhangi bir yere bakın ve orada aynayı yaratın. Biraz fantastik düşünmek için asla yeterince yaşlı olamazsınız değil mi? Aynada ne var? Büyük ihtimalle kaşınız, gözünüz... Ama aynada gözükenlerin içine daha derinden baktığınızda sizi siz yapan bazı şeylerin farkına varıp kendi çapınızda bir aydınlanma dahi yaşayabilirsiniz. Sizi aydınlatan bu şeyler kendinize özel sanmayın sakın! Zamanla farkedebileceğiniz gibi bunlar aslında o aynaya bakan her insanda olan şeyler, önemli olan nasıl bakacağını bilmekte.

Çok budala değilseniz, siz de benim gibi içinizdeki açlığı görecek ve o uçsuz bucaksız midenizin dur durmak bilmeden çalıştığını homurtularından anlayabileceksiniz. Size küçük bir sır vereyim; aslında o mide sizsiniz. Bunu her yerde söyleyin diye yazmıyorum buraya! Kime bahsedeceğinizi iyi seçin derim.

Senin neyin var?
Diyelim ki bir adın var ve bilmem kaç tane paran var ya da yok.
Sen ne istiyorsun?
İnsanların senin adını daha çok bilmelerini ya da bilmemelerini ve ya daha çok paranın olup olmamasını istiyorsun.

Aslında tüm mantık yukarıda mevcut. İçimizdeki birşeyler, siz onları nasıl adlandırırsınız bilmem artık, sizi siz yapan öz şeyler ve bu sayede insan olabildiniz ya da insan olduğunuz için bunlar oldu. Başlangıcı ya da sonu olmayan döngülere girmeye gerek yok.

Söylemek istediğim sadece insanların istisnasız hepsinin birşeylere aç olduğu ve bu özelliklerinden asla kurtulamayacakları. Dünyanın en mutlu adamı bile olsanız hiç isteyecek bir şey bulamaz mıydınız? Hem de ne kadar çok şey!

İnsan oğlunun açlığı onun başlangıcından beri gelen ve onunla devam eden kadim bir kural ve bunun aşılmasının imkanı yoktur. Bunu denemek ya da yaptığını ilan etmek düpedüz aptallıktır. Kendinizi kandırmak iyidir ama inkar etmek akıl karı olamaz.

Bu konu hakkında, kendinizi ve konuyu uzun uzun düşünmenzi tavsiye ederim. Kendinize benim size katabileceğimden çok daha fazla şey katabilirsiniz. Unutmayın!' insanın açlığı sayesinde orada oturuyorsunuz!


*CW: Crying World. (bkz:Dünyamız)

Friday, 18 December 2009

Oha lan.

İşte sonunda kendi sayfamı açtım ve burdan bir şekilde birşeyler anlatmaya çalışacağım sanırım.

Birilerine birşeyler anlatmaya çalışmak genelde hep eziyet olmuştur ama burda bunu aşabileceğimi düşünüyorum çünkü bu kelimelerin fastastik birer sihri var. Eğer bu metni okuyorsan çoktan bir şekilde beni takmaya, dediklerime kafa yormaya başlamışsındır bile; ben kazandım.

Belki ilerde bunları ingilizceye çevirip yine yayınlarım. O anki vizyon ve misyonuma bağlı herşey. Aklında bulunsun yeter. Al düşün bunun hakkında amacımı merak et, hayal et. Bunu ilk girdiden seni neden aramaya yöneltmek için yazdım. Hayal kırıklığına uğrarsan gel bana sor, anlatmaya çalışayım.*

Neyse ilk girdiyi fazla uzatmak istemiyorum ilerde bakıp bakıp ağlarız sonra. Basit ve kısa olması gayet uygun CKP** için.

*Belli konu başlıklarında okuduklarınla bir şekilde düşünmene sebebiyet vermek istiyorum. Felseffe yap diyorum; belki gülümsersin.
**(current kaan person): Kaan'nın geçmişiyle az olsun bir alakanız olduysa ne kadar çabuk evrim geçirip, yeni formlara büründüğünü farketmişsinizdir. Dolayısıyla böyle bir tabiri kullanmayı uygun buldum.